Wednesday, 29 June 2011

Katı Madde Analiz Yöntemleri ve Önemi*


Sudaki ve atık sudaki askıda (süspanse) veya çözünmüş haldeki maddeler, katı maddeler olarak isimlendirilirler. Buharlaştırma işleminden ve 103-105 derecede kurutmadan sonra geriye kalan maddelerin tümü katı madde olarak sınıflanır. Yüksek konsantrasyonlarda katı madde içeren kirlenmiş sular, endüstri kuruluşlarının çıkış suyu kalitesine ve alıcı ortama olumsuz etkiler yapar. Endüstriyel atık suların arıtılmasında ön çökeltme tanklarının gerekli olup olmadığına karar vermede ve bunların boyutlandırılmasında katı madde konsantrasyonunun belli bir limit değeri aşmasına izin verilemez; çünkü alıcı su ortamlarına çökelmelere ve fazla miktarda dip çamuru oluşumuna neden olurlar. Taban birikintilerinde anaerobik ayrışma başlar. Ayrıca alıcı ortamlarda bulanıklık yaparak ışık geçirgenliğini azaltır. Bulanık sular estetik, rekreasyon, yüzme gibi amaçlar için uygun değildir. Yüksek oranda katı madde içeren sular içme suyu ve endüstriyel amaçlarla kullanılamazlar. Yer altı suları genellikle katı madde bakımından oldukça temiz olup, fazla katı madde ihtiva etmezler. Çünkü sular yeraltına inerken tabii bir filtre olan zeminden süzülürler. Yüzeysel sular ise oldukça fazla katı madde ile yüklüdürler. Yer altı sularının kullanılması durumunda katı madde konsantrasyonu düşük olduğu için genellikle bu suları katı maddeden arındırma sorunu yoktur. Fakat yüzeysel suların kullanılması durumunda su içindeki katı maddelerin arıtılması şarttır.

Evsel atık sular zayıf, orta, çok kirli olarak gruplandırılırlar. Orta derecede kirli bir evsel atık suda bulunan katı maddelerin sınıflara göre katı madde konsantrasyonu şekil 1’ de verilmiştir. Böyle bir atık suda filtre edilemeyen toplam askıda katı maddenin %40’ı organik karakterdedir. Katı madde tayini ile suyun kullanım amacına uygun olup olamadığı belirlenir.


* Söz konusu yazı Çevre Mühendisliği Fiziksel Temel işlemler dersi ödevi kapsamında 2010 yılı Mayıs Ayında Yıldız Teknik Üniversitesi Kimyasal Temel İşlemler Labaratuar notları esas alınarak hazırlanmıştır.


Thursday, 28 April 2011

Uluabat Gölü Sorunları & Çözüm Önerileri-Lake of Ulabat’s Problems and Solutions


Uluslararası düzeyde önemli bir sulak alan olmasına karşın, Uluabat Gölü; aşırı avlanma, kıyı gelişimlerinde meydana gelen arazi ıslahları ile tarımsal, sanayi ve evsel kaynaklı atıkların neden olduğu yoğun kirlilik tehdidi altındadır.
Göl giderek sığlaşmakta, yoğun besin girdisi nedeni ile kıyı bitkilerinde artış görülmektedir. Uluabat Gölü’nün sığlaşması ve dolmasındaki en önemli etken Mustafakemalpaşa Çayı’dır. Çay, yağış havzası alanında meydana gelen aşırı erozyon sonucu taşınabilir ve askıdaki katı maddeler, akarsu ile birlikte göle ulaşmakta ve gölün sığlaşması ve dolmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda çevredeki bor, azot ve fosfor gibi kimyasallar da taşınarak aşırı kirlenme meydana gelmektedir.
Göl çevresindeki yerleşimlerin, özellikle Mustafa Kemal Paşa ve Akçalar gibi büyük nüfuslu bölgelerden, arıtılmadan akıtılan evsel  atıklarla birlikte, tarımsal ve önemli ölçüde kirlilik yaratan sanayi kaynaklı atık su girdisi de, gölde aşırı beslenimi (ötrofikasyon)  hızlandırmakta, bu da çözünmüş oksijen miktarını azaltarak göldeki doğal yapıyı olumsuz yönde etkilemektedir.

Uluabat Gölünün Çevresel Sorunları ve Çözüm Önerileri çalışmasını PDF formatında görüntüleyebilmek için lütfen tıklayınız.

Wednesday, 20 April 2011

4.ÇMO Öğrenci Kurultayı

Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünü temsilen toplam 17 kişilik bir grupla İzmir' de düzenlenen ÇMO öğrenci kurultayına katılacağız. Kurultayın ikinci günü sabah oturumunda yerel ve bölgesel sorunlar kapsamında 'Uluabat Gölü Çevresel Sorunları ve Çözüm Önerileri' sunumunu gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki günlerde kongreyle ilgili ayrıntılı yazıları, sunumumuzu ve izlenimlerimizi bu platform vasıtasıyla sizlerle paylaşacağız.

Sunday, 10 April 2011

Spektrofotometrik Klorofil-a- Analizi

Deneyin Amacı

Fotosentezin meydana gelmesinde klorofil molekülünün rolü büyüktür. Fotosentezin oluşumu için gerekli olan pigmentlere fotosentetik pigmentler denir ve fotosentez olayında en aktif olan pigmentler, bitkilerin yeşil pigmentleri olan klorofilerdir. Dolayısıyla klorofil miktarı ile fotosentez arasında doğru orantılı bir korelasyon kurulabilir bu sebeple klorofil analizi Çevre Mühendisliği açısından önem arzetmektedir.

Saturday, 9 April 2011

Jar Testi Deneyi


İçme veya atık sularda kolloid halde maddeler istenmez. Kolloid maddeler (1 μm ve 0.1 μm ) çökeltilerek veya filtre edilerek uzaklaştırılamazlar. Bu tür kolloidlerin sudan çöktürülme ile uzaklaştırılması için kimyasal maddelere gerek duyulmaktadır. Bu kimyasal maddelere koagülant denir. Koagülantlar suya ilave edildiğinde kolloidal taneciklerin stabilitelerini değişik şekillerde bozarlar ve bir araya gelerek büyümeleri kolaylaştırır. Bu şekilde bir araya gelen taneciklerin boyutları büyür daha kolay çökebilir bir yapı kazanır. Suya koagülant madde ilavesi işlemine koagülasyon denir. Koagülasyondan sonra su içerisinde stabiliteleri bozulmuş olan taneciklerin bir araya gelerek flok adı verilen daha büyük yapılara dönüştürülmesi için birbiriyle temas ettirilmeleri gerekmektedir. Bu işlem suyun yavaş karıştırılması ile gerçekleştirilir ve flokülasyon olarak bilinir. Kolloidlerin stabiliteleri bozulması aşağıdaki 4 şekilde gerçekleştirilebilir.

  • Çift tabakanın sıkıştırılması
  • Adsorbsiyon ve yük nötralizasyonu
  • Çökelek içine hapsetme
  • Adsorbsiyon ve tanecik arasında köprü kurma

Deney Raporunu PDF formatında görüntülemek için lütfen tıklayınız.

Sunday, 3 April 2011

Adsorbsiyon Deneyi


Amaç

Freundlich ve Langmuir eşitlikleri kullanılarak atıksuyun Aktif Karbonla adsorbsiyonunun ölçülerek adsorbsiyon katsayılarının bulunması.


Teorik Bilgi

 Yüzeylerde veya ara kesitlerde madde derişimlerinin artması veya birikimi olarak tanımlanmaktadır. Adsorbsiyon işlemi, sıvı-sıvı, gaz-sıvı ve sıvı-katı gibi herhangi iki faz arsındaki ara kesitte oluşmaktadır. Konsantre edilen maddeye ‘Adsorbat’, adsorblayıcı faza ise ‘Adsorbant’ denilmektedir.

 Adsorbsiyon, adsorbe edilenin yüzeyde tutulmasını sağlayan kuvvet çeşitlerine göre fiziksel adsorbsiyon ve kimyasal adsorbsiyon olmak üzere 2’ ye ayrılır.

Thursday, 31 March 2011

Membran Filtrasyon Yöntemi ile İçme Suyunda Koliform Tayini

Deneyin Amacı


Koliform grubunu oluşturan bakteriler; tamamı aerobik veya fakültatif aerobik olan, gram negatif, spor oluşturmayan, çubuk şeklinde, laktozdan 35ºC’ de 48 saat içerisinde gaz ve asit oluşturan bakteriler olarak tarif edilirler. Genellikle içme suyu arıtma tesislerinin verimliliğini belirlemede ve dağıtım şebekelerinin kontrolün de kullanılırlar. Aynı zamanda yakın zamanda gerçekleşen fekal kirlenmeyi belirlemede kullanılan önemli bir parametredir. Bu sebeplerden ötürü içme sularındaki koliform sayısı ve koliform sayısını belirleme yöntemleri Çevre Mühendisliği açısından oldukça önemlidir.
  
Deney Raporunu PDF formatında görüntülemek için lütfen tıklayınız.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...